“Hocaların hocası” Nemin Abadan Unat, yüzüncü doğum gününü kutlarken, bütün bir ömrün bilançosunu çıkarıyor Yüz Yıllık Umut adlı kitabında. Ayrıca bugün için de söyleyeceklerleri var.

Cumhuriyet kuşağının yaşayan en önemli temsilcilerinden, Türkiye’nin ilk kadın akademisyeni Nermin Abadan Unat, geçen Eylül ayında 100 yaşına girdi. Göç, kamuoyu, kadın araştırmaları gibi alanlarda yaptığı, uluslararası ölçekte literatüre giren çalışmalar, kaleme aldığı eserler, yetiştirdiği isimlerle Türkiye’nin yetiştirdiği en kıymetli bilim insanlarından. “Hocaların hocası” olarak bilinen Unat’ın Yüz Yıllık Umut adlı kitabının yeni baskısı Kırmızı Kedi Yayınları tarafından yayımlandı. Yüz yıllık bir hayata elbette sığacak çok şey var diye düşünebilirsiniz ama en önemlisi 100 yıllık hayatın içinde hâlâ umut, öğrenme arzusu ve direnç olması. Nermin Unat 100 yaşında hâlâ sabah ilk iş Türkiye ve dünya basınını takip ediyor, öğrencileriyle görüşüyor ve hatta Boğaziçi Üniversitesi direnişinin ön sıralarında durabiliyor. İşte 100 yıllık hayatı ve umudunu Unat’la konuştuk.

”Sabahları tüm gazetelere göz atarım”

Bir gününüz nasıl başlıyor Nermin Hanım? Sabahları önce Cumhuriyet gazetesi olmak üzere Türk güncel basınında çıkan, değişik görüşleri temsil eden gazeteleri gözden geçiriyorum. Sonra bilgisayarın başına geçip Almanya’da çıkan Süddeutsche Zeitung ve İsviçre’de çıkan Züricher Zeitung’u okuyorum. Daha sonra iPad yardımı ile abone olduğum New York Times’ta uluslararası konuları inceliyor ve Facebook’ta çıkan kişisel iletilerde acele olanlara cevap veriyorum. Son 15 yılda Boğaziçi Üniversitesi’nde master düzeyinde gelen Erasmus öğrencileri bana ülkelerine döndükten sonra da değişik haberler gönderiyor. Onlara da vaktim olduğu ölçüde yanıt vermeye çalışıyorum. Sağlığım için günün içinde, genellikle öğleden sonra yarım saatlik bir yürüyüşe çıkıyorum.


Kaynağa Git